Press "Enter" to skip to content

Forum / ABD Devlet Okullarında Göçün Etkisine Daha Kapsamlı Bir Bakış

 

09.02 2026

 

 

 

ABD Devlet Okullarında Göçün Etkisine Daha Kapsamlı Bir Bakış

Türkçeye Çeviren: Meltem Miser – Röportajın İngilizce metni için:

https://www.edweek.org/policy-politics/a-more-complete-picture-of-immigrations-impact-on-u-s-public-schools/2024/06

Yeni gelen öğrenciler bazı bölgelerde zorluklar yaratırken, her yerde aynı durum söz konusu değildir.

Veliler ve mahalle sakinleri, New York Belediye Başkanı Eric Adams’ın göçmenleri geçici olarak okulun spor salonunda barındırma planını protesto etmek için, arka planda görülen P.S. 189’un önünde 16 Mayıs 2023’te New York’ta bir araya geldi.

– John Minchillo/AP

Cumhuriyetçiler, bu hafta ABD Temsilciler Meclisi’nde yapılan oturumda, göç politikaları nedeniyle K-12 okullarında “kaos”a yol açtığı gerekçesiyle Başkan Joe Biden’ı suçladı.

Cumhuriyetçi milletvekilleri ve onların davet ettiği tanıklar, 4 Haziran’da Erken Çocukluk, İlköğretim ve Ortaöğretim Alt Komitesi’nde yapılan oturumda, okulların göçmen öğrenciler tarafından adeta dolup taştığı bir tablo çizdiler. Bu öğrencilerin eğitilmesinin diğer öğrencilerin eğitiminden kaynak çaldığını ileri sürdüler ve göçmen gençlerin artışının güvenlik açısından kaygılar doğurduğunu savundular.

Alt komite Başkanı ve Florida’dan Cumhuriyetçi Temsilci Aaron Bean, açılış konuşmasında şunları söyledi: “Yasa dışı göçmen çocukların eğitimi ciddi ölçüde kaynak gerektiriyor ve bu durum tüm öğrenciler için öğrenme ortamını etkiliyor. Aşırı kalabalık sınıflar, yeni fiziksel alan ihtiyacı ve bozulan öğretmen-öğrenci dengesi karşılaşılan sorunlardan yalnızca birkaçı.”

Yeni gelen öğrenci sayısındaki artış bazı bölgelerde ciddi zorluklar yaratmıştır. Ancak tablo, oturumda yansıtıldığı gibi her yerde aynı düzeyde hissedilen bir baskı durumu değildir.

Göç Politikaları Enstitüsü Ulusal Göçmen Entegrasyon Politikası Merkezi’nde K-12 eğitim araştırmaları yardımcı direktörü olan Julie Sugarman şöyle dedi: “New York gibi çok büyük sistemlerden küçük kırsal yerleşimlere kadar pek çok yerden, daha önce hiç almadıkları kadar fazla, yeni gelen öğrenci kabul ettiklerine dair geri bildirim alıyoruz. Ancak bu durum genellikle belirli bölgelerde yoğunlaşıyor. Bunun her yerde aynı şekilde yaşandığını düşünmüyorum.”

ABD Yüksek Mahkemesi, 1982 yılında görülen Plyler v. Doe davasında, devlet okullarının öğrencilerin göçmen statüsünü gerekçe göstererek eğitim hakkını reddedemeyeceğine karar verdi. Bu karar, kayıt yaptıran göçmen çocuklara eğitim verilmesini zorunlu kılmaktadır. Geçmişte bu kararın geçersiz kılınması yönünde bazı öneriler gündeme gelmiş olsa da Kongre’de şu anda bu yönde görünür bir girişim bulunmamaktadır. Ayrıca, oturumu düzenleyen alt komitenin göç politikaları konusunda bir yetkisi yoktur. Ancak bu oturum, eğitimin 2024 seçimlerinin en önemli gündem maddelerinden biriyle nasıl bağlantılı olduğunu da ortaya koydu.

Eski Başkan Donald Trump, Kasım ayında seçilmesi hâlinde “Amerikan tarihinin en büyük iç sınır dışı etme operasyonunu” gerçekleştireceğini söylemiştir. Ayrıca yeni gelen göçmenleri şeytanlaştırarak, sınırı geçenlerin “tehlikeli” olduğunu, “akıl hastanelerinden geldiklerini” ve Amerika’ya “insanlarımızı avlamak için” geldiklerini iddia etmiştir. Truth Social adlı sosyal medya platformunda ise, “GÖÇMEN SUÇU AMERİKA’YI ELE GEÇİRİYOR” paylaşımında bulunmuştur.

Trump’ın müttefikleri ve eski yönetim yetkililerinin katkılarıyla, bir sonraki muhafazakâr başkan için ayrıntılı bir politika gündemi hazırlayan muhafazakâr düşünce kuruluşu Heritage Foundation, yakın zamanda yayımladığı bir politika notunda, eyaletlerin devlet okullarında refakatiz göçmen çocuklardan ve belgesiz göçmen ebeveynlerin çocuklarından öğrenim ücreti alınmasının zorunlu kılınmasını önermiştir. Kuruluş, bu adımın davalara yol açacağını ve nihayetinde muhafazakâr çoğunluğa sahip Yüksek Mahkeme’nin Plyler v. Doe kararını yeniden değerlendirmeye zorlanacağını öngörmektedir.

Biden, çocuklukta Amerika Birleşik Devletleri’ne gelen ancak ülkede yasal statüye sahip olmayan kişileri sınır dışı edilmekten koruyan Ertelenmiş Çocukluk Dönemi Gelişleri Programı’nı (DACA) desteklemiştir. Bu programa uygun olan kişiler aynı zamanda çalışma izni alma hakkına da sahiptir. Biden ayrıca, hâlihazırda ABD’de bulunan belgesiz göçmenler için vatandaşlığa giden yollar oluşturulmasını da desteklemiştir.

Ancak son aylarda göç konusunda daha sert bir tutum benimsemiştir. Kış aylarında, sığınma başvurularına uygunluk şartlarını zorlaştıracak ve ABD-Meksika sınırını geçenlerin sayısı belirli bir eşiğe ulaştığında göçmenlerin otomatik olarak sınır dışı edilmesini devreye sokacak iki partili bir yasa teklifini desteklemiştir. (Kongre’deki Cumhuriyetçiler, Trump’ın ısrarı üzerine bu anlaşmayı engellemiştir.) Salı günü ise Biden, sınır devriye görevlilerinin kapasitesinin aşıldığı durumlarda sınırı yasa dışı yollardan geçen kişilerin sığınma başvurularının reddedilmesini öngören başkanlık kararlarını duyurmuştur.

İşte 4 Haziran’daki oturumda milletvekilleri ve tanıkların dile getirdikleri bazı noktalar, durumu daha iyi anlamak için açıklamalarla birlikte sunulmuştur.

Göçmen öğrenciler K-12 sistemini “ele geçirmiş” değil; ancak sistem üzerinde etkileri bulunmakta

Bean, açılış konuşmasında “sayısız” öğrencinin devlet okullarına akın ettiğini ifade etti. Diğer milletvekilleri de okulların göçmen öğrencilerle adeta dolup taştığı bir tablo çizdi.

Ancak yaklaşık 50 milyon öğrenciden oluşan devlet okulu sisteminde, Amerika Birleşik Devletleri dışında doğmuş öğrenciler, toplam öğrenci nüfusunun küçük bir bölümünü oluşturmaktadır.

Göç Politikaları Enstitüsü’nün, mevcut en güncel federal verileri kullanarak hazırladığı bir rapora göre, ABD Nüfus Sayım Bürosu’nun 2021 Amerikan Toplum Araştırması verileri, 5–17 yaş aralığında olup Amerika Birleşik Devletleri’nde üç yıl veya daha kısa süredir yaşayan 649.000 çocuğun bulunduğunu; ayrıca ülkede dört yıl veya daha uzun süredir yaşayan 1,5 milyon göçmen çocuğun olduğunu göstermektedir.

2021 yılında, 5–17 yaş aralığındaki çocukların yüzde 1’i yurt dışında doğmuş ve Amerika Birleşik Devletleri’nde üç yıldan daha kısa süredir bulunmaktaydı; yüzde 3’ü ise yurt dışında doğmuş olup ülkede dört yıl veya daha uzun süredir yaşamaktaydı. Öğrencilerin kalan yaklaşık yüzde 96’sı ise Amerika Birleşik Devletleri’nde doğmuştur.

ABD devlet okullarına yeni kaydolan çocukların sayısına ilişkin daha güncel ve kesin veriler bulunmamaktadır. Ancak Ekim 2022 ile Eylül 2023 arasında, refakatsiz 113.495 çocuk göç yetkilileri tarafından yakalanarak Federal Mülteci Yerleştirme Ofisi’nin (Office of Refugee Resettlement) gözetimine alınmıştır. Ekim 2023 ile Nisan ayı arasında ise 67.558 refakatsiz çocuk bu ofisin gözetimine devredilmiştir.

Bu çocuklar, yakın zamanda Amerika Birleşik Devletleri’ne gelen çocukların yalnızca bir bölümünü oluşturmaktadır ve federal hükümetin bu çocuklardan kaçının yerel devlet okullarına kayıt yaptırdığına dair bir verisi bulunmamaktadır.

New York City okul bölgesi, son iki yıl içinde 36.000 göçmen öğrencinin kayıt yaptırdığını tahmin etmektedir. Denver okulları ise bu eğitim-öğretim yılında 4.700 yeni gelen öğrenciyi kaydetmiştir. Chicago okul bölgesi, 8.900 göçmen öğrencinin kayıtlı olduğunu tahmin ederken, eyalet verileri bu sayının 17.000 olduğunu göstermektedir.

Denver’da, okul bölgesinin yeni açtığı toplum merkezleri, yeni gelen ailelere gıda, giysi, sağlık hizmeti, çocuk bakımı, İngilizce kursları, GED (lise diplomasına eşdeğer sınav) hazırlık dersleri ve daha birçok destek sağlamaktadır. Ancak tüm okul bölgeleri bu düzeyde hizmet sunabilecek kapasiteye sahip değildir. Bazıları ise İngilizce öğrenen öğrencilerle çalışacak sertifikalı öğretmen bulmak gibi temel gereklilikleri karşılamakta zorlanmaktadır.

Sugarman, “Büyük sorunlardan biri, çocukların ne zaman geleceğinin bilinmemesi ki bu doğal olarak mümkün de değil,” dedi. “Birçok okul bölgesinde demografi planlaması yapan uzmanlar var; ama bu durum, tüm planlamaların ötesinde bir zorluk yaratıyor. Okul bölgeleri bütçe konusunda çok esnek değil. Bu nedenle, yıl ortasında beklenmedik şekilde birkaç öğrenciden daha fazlası geldiğinde, gerekli kaynakların nereden sağlanacağını belirlemek oldukça zorlaşıyor.”

2021 Nüfus Sayımı verileri, bu durumun en yoğun şekilde hissedildiği yerlerin, geleneksel olarak çok sayıda göçmen alan California, Florida, New York ve Texas gibi eyaletler olduğunu göstermektedir. Ancak sayım verilerine göre, Alaska, Delaware ve West Virginia gibi sınır eyaleti olmayan bazı yerlerde de son yıllarda göçmen çocukların oranında artış görülmüştür. Ayrıca son yıllarda, Texas Valisi Greg Abbott ve Florida Valisi Ron DeSantis gibi Cumhuriyetçi yetkililer, yeni gelen göçmenleri kasıtlı olarak Denver, Chicago ve Columbia Bölgesi gibi Demokrat yönetimindeki bölgelere yönlendirmiştir.

Yeni öğrencileri karşılamak bazı okul bölgelerinde diğerlerine göre daha kolay

Orange County, California okul yönetim kurulu üyesi ve 4 Haziran’daki oturuma Cumhuriyetçiler tarafından davet edilen tanık Mari Barke, ifadesinde şunları söyledi: “Göçmen öğrenciler için kaynaklar sınıftan alındıkça, nitelikli devlet eğitiminden mahrum kalan öğrenciler bizim vatandaşlarımız oluyor.”

Bir göçmen öğrenci okula kayıt yaptırdığında, okul bu öğrenciye eğitim vermekle yükümlüdür. Bu da, öğrencinin uygun sınıf düzeyinde yerleştirilmesi ve başarılı olabilmesi için gerekli hizmetlerin sağlanması anlamına gelir. Öğrencinin İngilizce dil desteğine ihtiyacı varsa, okul bölgesinin bu öğrenciyle çalışmak üzere bir İngilizce öğretmeni ya da yardımcı personel istihdam etmesi gerekebilir.

Sugarman’a göre bunun ne kadar zorlayıcı olduğu, eyalet ve yerel okul bölgesi bütçelerine ve bölgelerin hâlihazırda sahip olduğu altyapıya bağlıdır.

Sugarman, “Okul bölgeleri hangi alanlara kaynak ayıracaklarını belirlemek zorundadır ve bazen bu kaynakları başka amaçlar için kullanabilmek adına bazı uygulamaları sonlandırmak gerekir” dedi. “Ancak yeni kaynak bulunması veya mevcut kaynakların yeniden dağıtılması ihtiyacı, bölgedeki ön hazırlıklara bağlıdır. Eğer hâlihazırda bu öğrencilerle çalışabilecek iyi yetişmiş birçok öğretmeniniz varsa, yeni gelen öğrenciler için yalnızca birkaç yardımcı personel veya İngilizce öğrenen öğrencilere ders veren ESL öğretmeni yeterli olabilir.”

Sugarman, bir okul bölgesinin öğrenci başına yaptığı harcama ile yeni gelen tek bir öğrencinin eğitim maliyetini birbirine karıştırmamak gerektiğini de vurguladı.

Alt komitedeki Cumhuriyetçiler tarafından davet edilen tanıklardan, New York City Toplum Eğitim Konseyi 2’nin başkan yardımcısı Danyela Souza Egorov – eğitim programlarını değerlendiren ve eğitim konularında kamuya açık oturumlar düzenleyen, veliler ve mahalle sakinlerinden oluşan yerel bir danışma kurulu üyesi – göçmen akınının okul bölgesine öğrenci başına yaklaşık 30.000 dolara mal olduğunu belirtti. Bunun nedeni, şehirdeki devlet okullarında mevcut öğrenci başı ödeneğin bu miktarda olmasıdır.

Sugarman, “Durum öğrenci başına ayrılan ödenek kadar net değil; çünkü yeni bir öğretmen işe alınması gerekmediği sürece okullar, iki ya da üç yeni öğrenciyi çok düşük bir ek maliyetle sisteme dahil edebilir,” dedi. Ancak okulların yeni bir öğretmen istihdam etmesi gerektiğinde, yeni öğrencilerin kaydının gerçekten ek maliyetler doğurduğunu da ekledi.

Başka bir deyişle, yeni bir öğrenci kayıt yaptırdığında, bu durum okul bölgesi için mutlaka 30.000 dolar – ya da yerel öğrenci başı harcama tutarı ne ise – ek maliyet anlamına gelmez.

Göçmen öğrencilerin eğitiminde okulların karşılaştığı bir diğer önemli zorluk ise, İngilizce öğrenen öğrencilere ders veren öğretmenlerin sayısıdır. En güncel federal verilere göre, sertifikalı İngilizce öğrenen öğrenci öğretmenlerinin sayısı yalnızca bir yıl içinde, 2018-19 ile 2019-20 eğitim-öğretim yılları arasında yaklaşık yüzde 10,4 oranında azalmıştır. Ayrıca, İngilizce öğrenen öğrencilere yönelik öğretmenlik pozisyonları, okul bölgelerinin doldurmakta en çok zorlandığı kadrolar arasında yer almaktadır.

Bu öğretmenler yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’ne yeni gelen öğrencilere hizmet vermez.

İngilizce öğrenen öğrencilerin büyük çoğunluğu ABD vatandaşıdır ve tüm göçmen öğrenciler İngilizce öğrenen öğrenci değildir. Ancak Sugarman’a göre, eğitimli öğretmen açığı birçok okul bölgesinde göçmen öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamayı zorlaştırmıştır.

İlk ve Ortaöğretim Eğitim Yasası’nın (Elementary and Secondary Education Act) Başlık III bölümü, ister göçmen ister yerli doğumlu olsun, İngilizce öğrenen öğrencilere sunulan hizmetlerin maliyetini desteklemek amacıyla eyaletlere hibe sağlamaktadır.

Oturum sırasında, Latin kökenli sivil haklar savunuculuğu yapan UnidosUS adlı kuruluşun eğitim politikaları proje direktörü ve alt komitedeki Demokratlar tarafından davet edilen tanık Amalia Chamorro, Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilerin son harcama tasarılarında bu programa ayrılan bütçeyi azaltma girişimlerini eleştirdi. Cumhuriyetçilerin desteklediği bir iç harcama tasarısı ise Başlık III fonunun tamamen kaldırılmasını öngörmektedir.

Chamorro, “Bu programın kaldırılması yıkıcı etkiler doğurur. Program, eyaletler ve okul bölgeleri için hayati bir destek kaynağıdır.” dedi.

Göçmen öğrencilerin doğası gereği daha tehlikeli olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmamakta

Oturum boyunca sıkça dile getirilen bir diğer iddia ise göçmen öğrencilerin güvenlik riski oluşturduğuydu.

Cumhuriyetçiler tarafından davet edilen tanıklardan ve daha sıkı sınır güvenliğini savunan Alliance for a Safe Texas’ın başkanı Sheena Rodriguez, “Bu [göçmen öğrencilerin] kaçının suç geçmişi var, çetelerle bağlantısı bulunuyor ya da aslında topluluklarımıza ve okullarımıza sızabilecek yetişkinler mi?” diye sordu.

Ancak göçmen öğrencilerin, okullarda diğer öğrenci gruplarına kıyasla daha fazla şiddet olayına karıştığını gösteren hiçbir veri yoktur. Sugarman’a göre, bu tür söylemler göçmen topluluklara zarar verebilir.

Sugarman, “Bazı topluluklarda çete bağlantısı gerçek bir sorun,” dedi. “Ama ‘Çocuklar kötü bir durumda, o yüzden okula almamalıyız’ demek mantıklı değil.”

 

Meltem MİSER

MEB Lise Matematik Öğretmeni
Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Matematik Eğitimi Yüksek Lisans

 

 

Loading

Copyright © 2020 | Design & Development Serdar Kurtoğlu