![]() |
03.02.2026 |
KOVBOYLAR GERİ DÖNDÜ: BİR ÇÖKÜŞ MANİFESTOSU
Bir zamanlar sığır çobanlığı yapan bir ülke, yüzyılın sonunda kendini dünyanın efendisi ilan etti. Takım elbiseyle, kravatla, salon görgüsüyle örtülmüş bir barbarlıktı bu. ABD, İkinci Dünya Savaşı’ndan 1980’lere kadar içeride kazandığı her yüz doların bir yüzünü de dışarıdan, emperyal ilişkiler yoluyla, başka halkların kasasından çekti. Bu yağma düzeni, içeride sınırlı bir refah ve geçici bir istikrar yarattı.
Ama bu refah bir yanılsamaydı. Bu istikrar bir yalandı.
Yarım asırlık emperyal deneyim, devasa askerî ve ekonomik güç, Hollywood’un cilaladığı “Amerikan Rüyası” ve akademinin satın alınmış sözcüleri… 1990’larda çıkıp “tarihin sonu geldi” dediler. Liberalizmi insanlığın ulaşabileceği en yüksek aşama ilan ettiler. Alternatifsiz, kaçınılmaz, ebedî… Hepsi palavraydı.
Bugün o hikâye bitti.
Salon beyefendileri kovboyluğa geri döndü.
Maskeler düştü. Anayasal hakların, ifade özgürlüğünün, insan haklarının; güç dengesi bozulduğunda birer kâğıt parçasından ibaret olduğu açıkça görüldü. Hukuk yalnızca denge varsa işler. Denge yoksa hukuk yoktur. Bugün ABD’de olan budur: Faşizm, gücünü sınamakta; sınırları yoklamaktadır.
Amerikan muhafazakâr sağı ahlaken ve ideolojik olarak çökmüştür. Gücünü yitiren imparatorluk, suçlusunu bulmuştur: Göçmenler.
Apar topar sınır dışı edilmeleri gerekiyordu.
Üç–dört haftalık göstermelik eğitimlerden sonra —ki bu eğitimlerin İsrail’de yapıldığı söylenmektedir— Sınır ve Göçmenlik Polisi (ICE), sokaklara salınmıştır. Hukuk tanımayan, yasa tanımayan, insan haklarını tanımayan; yüzleri maskeli, sivil-faşist milisler hâlinde Amerikan sokaklarında insan avına çıkmışlardır.
Bu süreç Trump’la başlamadı. Önceki hükümetler de milyonları sınır dışı etti. Ama bugün yaşanan şey farklıdır. Bugün yaşanan şey, çıplak zorun aleni hâle gelmesidir. Yirmi yıldır bu ülkede yaşayan biri olarak söylüyorum: Bu bir eşik atlamadır.
Çocuklar gözaltı korkusundan okula gidemiyor. İşçiler işe gitmeye korkuyor. Vatandaşlar pasaportlarını ceplerinde taşıyor. Beş yaşındaki çocuklar gözaltına alınıyor. Evler mahkeme kararı olmadan basılıyor. Amerikan vatandaşları yargısız infaz ediliyor. Sokaklar, trafik, kamusal alanlar polis terörüyle kuşatılıyor. Ve bütün bunlar gündüz vakti, herkesin gözü önünde oluyor. Hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde olanları ise ancak tahmin edebiliyoruz.
Artık kim olduğun önemli değil. Ten rengin, pasaportun, statün fark etmiyor.
Yıllık yüz binlerce dolar maaş alan, hiçbir yasaya tabi olmayan, hükümetten tam yetkiyle donatılmış; sivil-faşist milisler bu düzenin yeni yüzüdür.
Aynı güç merkezi, kovboy ağzıyla Kanada’yı, Grönland’ı tehdit ediyor. Bağımsız ülkelerin liderlerini askerî operasyonlarla kaçırıyor. Gümrük tarifeleriyle şantaj yapıyor, ertesi gün geri adım atıyor. Ve her gün, ilkokul düzeyinde bir dille, aynı cümleleri tekrar tekrar söyleyerek kitleleri uyuşturuyor. Bu, faşizmin klasik propaganda tekniğidir.
Bu tablo; kırk yıllık neoliberal deneyimin ardından faşizme savrulan, özgüvenini yitirmiş, panik içindeki Amerikan muhafazakâr sağının iflas belgesidir.
Ve bu karanlık karşısında Demokrat Parti suskundur. Kurumsal liberalizm suskundur. Bireysel çıkışlar dışında ortada örgütlü bir siyasal irade yoktur.
Ama halk susmuyor.
Minnesota’da, Minneapolis’te ve ülkenin dört bir yanında halk destansı bir direniş sergiliyor. Gezi’yi hatırlatan, onu aşan; örgütlü, birleşik, anti-faşist bir halk hareketi doğuyor.
-İnsanlar birbirini uyarıyor. -Cep telefonu uygulamalarla ICE’ın yerini bildiriyor. -Mahalleleri savunuyor. -Göçmen komşularının alışverişini yapıyor. -Otellerin önünde sabaha kadar uyutmuyor. -Kameralarla kayıt tutuyor, tanıklık ediyor.
Bunu canları pahasına yapıyorlar. Ve bize şunu hatırlatıyorlar:
İnsanlık henüz ölmedi.
Faşizmi durduracak tek güç vardır:
Halkın örgütlü gücü.
Her zaman açık bir cephe savaşı veremeyebiliriz. Ama her yerde, her an; küçük dayanışma ağları kurarak, faşist düzenin konforunu bozabiliriz. Efendilerin keyfini kaçırmak ahlaki bir görevdir.
Başka kurtuluş yoktur.
Başka seçenek yoktur.
Dr. Bülent Avcı
Şubat 2026, Seattle,
![]()
