Press "Enter" to skip to content

Yürü be Koçum! Kim Tutar Seni / Bülent Avcı

18.04.2022

Yürü be Koçum! Kim Tutar Seni


Dr. Bülent Avcı

Amerika Birleşik Devletleri’nin de dahil olduğu batı ülkelerindeki okullarda “öğretmen koçluğu” (instractional coach) diye tabir edilen eğitim yöneticiliği pozisyonu, ciddi bir eleştiri ile karşılaşmaksızın, giderek kurumsallaşmakta…

Bu işler başta İngiltere ve Amerika’da yaygınlaşmaya başlamışsa Türkiye’de de boy göstermesi an meselesidir… Bilmem mevzu hakkında bir malumatınız var mı? Çok acayip bir şey: herhangi bir branşta öğretmenlik sertifikası olan ve an itibarı ile öğretmenlik yapan birini öğretmenlere koçluk yapsın diye işe alıyorlar. Dört beş yıllık deneyimi olan bir beden eğitimi (ya da başka bir branştan) öğretmenini koç diye alıyorlar işe. Biraz tedrisattan geçirip, sınıflara gönderiyorlar bu koçu: “gariban ve çaresiz” öğretmenlere öğretmenliğin ne olduğunu anlatsın diye 🙂 . Şaka yaptığımı sanmayın… Gerçekten böyle; sanırsınız ki bu beden eğitimi öğretmenine gökten vahiy gelmiş-aydınlanmış ve gidip diğer öğretmenleri de aydınlatayım demiş…

Daha somut olarak söylersek, alanı beden eğitimi (ya da başka bir branş) olan beş yıllık bir pratik deneyime sahip biri, koçluk pozisyonundan aldığı güçle otuz yıllık deneyime sahip matematik ya da İngilizce öğretmenine bilgiçlik taslaması durumu; orta ve lise düzeyinde tüm dersleri meslek yaşamının bir noktasında öğretmiş ve bunu başarıyla yapmış matematik veya sosyal ya da diğer bilimler öğretmeni…

Nerden baksan tutarsızlık nerden baksan akla zarar…

Öğretmenlik dediğin şey branş bağlamında şekillenen bir olgudur. Müzik öğretmeni Caz dersini matematik öğretmeninin cebir öğrettiği gibi öğretmez. Öğretmenin günlük düzeyde karşılaştığı sorunlar ve çözümleri yemek-tarifi basitliğine ve yüzeyselliğine indirgenemez. Öğretmenlik mesleğinde deneyimli (senior) hale gelebilmek zaten bir sürü sırat köprüsünden geçiyor öğretmenler. En az dört yıl üniversite; ardından staj ve mesleğin ilk üç senesi geçici (provisional) çalışan statüsü… Öğretmen adayı bu süreçlerde mentörlerin-müdürlerin elinde helak olmakta zaten… Bu yetmemiş olacak ki bu aşağılama ve burun sürtme sürecini öğretmenin meslek hayatının tümüne yaymaya çalışıyorlar. 

Bu tür çabaların ne koça ne de öğretmene-ne camiye ne de kiliseye hesabı, bir faydası yok. Amerika’da son on yıllık deneyimler bunu kanıtlamakta. Ama gel gör ki bu işin propagandasını yapanlar bu alanda yazılmış, koçluğa övgüler düzen yayınlarda dolduruyorlar internet alemini.   Bunu kim ve niye yapıyor diye soracak olursanız; öğretmenlik mesleğini vasıfsız hale getirip küçük düşürmeyi stratejik hedeflerinden biri olarak koymuş, son kırk yıla damgasını vuran neoliberal eğitim politikaları var bu eğitim koçluğu pozisyonun arkasında.

Eğitim politikalarını belirleyen, Bill Gates gibi yüksek profilli, dev teknoloji (IT) firmaların yönetici ve sahipleri ve de akıllarını ve ruhlarını onlara üç kuruşa satmış kendine akademisyen diyen beyler ve hanımlar şöyle temellendirmeye çalışıyorlar olayı.  Eğitim bir bilimdir (asla ama asla sanat değil), kuralları vardır; her durumda geçerli olan bu standart kurallar bütünü önceden formüle edilip paketlenebilir. Koçlar da bu paketi öğretmenlere sunacak kişidir.

Oysa bu tuzu kuru efendilerin bilmediği (ya da çok iyi bildiği ama ideolojik olarak işine gelmediği için inkâr ettiği) şey şu: basketbol koçu olur, yüzme koçu olur, ne bileyim futbol koçu olur ama öğretmenin koçu olmaz.

Öğretmenlik profesyonel bir alan olarak ele alındığında bir eğitimciyi eğitimci yapan şey onun otoritesi, özerkliği ve akademik özgürlüğüdür. Ama siz eğitimi basit bir çıraklık kursuna-pratiğine indirgerseniz, öğretmenliği de yardımcı antrenör pozisyonuna indirgersiniz. Ve eğitimin tabutuna son çiviyi çakarsınız. Bu anlamda öğretmen koçluğu pozisyonu öğretmenlik mesleğini aşağılama girişimlerinden biridir.

Öğretmenlik mesleğinin otoritesini, özerkliğini ve olmazsa olmaz akademik özerkliğini geri almak için her platformda mücadele etmeliyiz. Ve elbette ki bu toplumun demokratik dönüşümünden bağımsız bir süreç değildir…

Ama her şeye rağmen okul koridorlarında koçlara rastlarsak… Yürü be koçum kim tutar seni demeyi de ihmal etmeyelim.

Dr. Bülent Avcı
Seattle, WA
Nisan, 2022

 373 total views,  1 views today

Copyright © 2020 | Design & Development Serdar Kurtoğlu